03 Kasım 2010

kapsama alanı dışı...

"...neşeli ya da hüzünlü ya da dalgın ya da düşünceli ya da kibar olmak istiyorsan, bu durumları tek tek bütün ayrıntılarıyla oynaman gerekiyordu yalnızca..."

***
"...kendim olmalıyım diye tekrarlıyordum...onlara  hiç aldırmadan, onların seslerine, kokularına, isteklerine, sevgilerine ve nefretlerine aldırmadan kendim olmalıyım ben,  kendim olmalıyım diye tekrarlıyordum; sehpanın üzerinde memnun duran ayaklarıma bakarak.. çünkü kendim olmazsam onların olmamı  istedikleri biri oluyorum
ve onların olmamı istedikleri o insana hiç katlanamıyorum ve onların olmamı istedikleri o dayanılmaz kişi olacağıma hiçbirşey olmayayım ya da hiç olmayayım daha iyi diye düşünüyordum..."

02 Kasım 2010

yıldızlı oyun...

...çocukken yıldızlarla göz göze gelirdik gecelerde...çocukluk bu ya, bana hep göz kırptıklarını düşünürdüm uzaklardan, gözlerimi kaçırırdım arada bir...kaybolacaklar diye de ödüm kopardı hani...şimdi nerde o yıldızlar  hiç bilmem...kaçıncı uykularındalar mesela, kimlere  göz kırpıyorlar?
...
yıldızlı gecelerdeki yıldızlı düşler...dilimde  parlayan heceler...
feri söndü, kayboldu o masum çocukça hayallerimiz...
ve kaybolup gittik; tıpkı o kaybolan yıldızlar gibi...
...
yıldızlar gitti, oyun bitti...

01 Kasım 2010

hayat galiba...

hayat galiba;  değer verdiğin bazı şeylerin aslında  göründüğü kadar önemli olmadığını anlayabilmektir...
hayat galiba;   bazı şeylerin değerini ancak kaybettikten sonra anlayabilmektir..
hayat galiba, bazen de herşeye inat;   "dünya dursa da ben yine de şarkımı söylemeye devam etmeliyim" demeyi sürdürebilmektir..
hayat galiba;  birazcık yap-boz oyunu gibi, bir parçası kaybolduğunda...

hayat;  kovalamaya çalıştıkça kaçan ve kaçtıkça kovalayan...sevdikçe ağlatan...ağlattıkça yandıran...yandıkça tutuşturan....tutuştukça küle döndüren...
 .....
hayat galiba; düş/erken anladığmız  o büyük düş...

......

hayat,  ben seni unutmaya çalıştıkça  sen hep  böyle kendini hatırlatacak mısın?
böyle savuracak mısın  hep ordan oraya?.....
hayat,  sus artık n'olursun...biraz da ben konuşayım olur mu, biraz da ben....

...

***
bunları yazarken" hayatgaliba"  adlı her satırı "hayat" dolu blogdan esinlendiğimi itiraf etmeliyim...(hayat dolu derken, neşeli anlamında değil tabii, " hayat"ın gerçekleriyle alakalı...)