09 Mart 2011

işin aslı...

“insan istediği şeylerin kölesidir, istemediği şeylere karşı alabildiğine özgürdür….”ataullah iskenderi

farkındaysanız istekler arttıkça mutsuzluğumuz da bir o kadar artıyor. çünkü istediğimiz şeylere çoğu zaman ulaşamıyoruz, hadi ulaştık diyelim hemen peşi sıra başka istekler yerini alıyor. mevki makam istiyoruz, mal mülk istiyoruz, hep somut şeyler. çok sonraları bunları elde ediyoruz belki, lakin mutluluğu yakalıyor muyuz, hayır. özgür olabiliyor muyuz, hayır. hepimiz kendi isteklerimize zincirlerle bağlı modern köleler şeklinde hayatımızı idame ettirmeye çalşıyoruz.

ataullah iskenderi yine der ki; “kendileriyle sevindiğin şeyler az olursa, kendilerine üzüleceğin şeyler de az olur…” bu sözü durup düşündüğümde çok şeyler ifade ettiğinin farkına vardım, ya da öyle sanıyorum.

durup biraz daha mı düşünmeli?…evet evet, düşünmeli…

“canımı yakıyor dünyanın güzelliği…” demiş ibrahim tenekeci, bu sözü de ayrıca not düşüyorum bir kenara…

07 Mart 2011

patika...

suskun kelimelerin ardına saklandım rabb'im
rahat bıraksın beni diye, bilmediklerim...
bir yol biliyorum rabb'im, bir yol;
gideni çok geleni yok
yoluna acizliğimi serip;
üzerine bir parça gazete kağıdı
bir tas mahcubiyet..

geçiyorum kendimden
en yalın halimle..
geçmeyene düşüyor yolum..
ben hala bilmiyorum...
sana tutunuyorum...

04 Mart 2011

bir satırlık hüzün...

"...bir hayata kaç acı sığar rab'bim
sol yanımın ağrısı ne zaman geçer
yağmuru düşlüyorum
bulutlardan damla damla düşüyorum kendimi
bir amca masal anlatıyor bana
pencere arkasından
bir çocuk günahsız ellerine dokunduruyor beni
kendimi düşüyorum bu hayattan..."
(vureyka)