24 Mayıs 2016

eski alınganlık..

bir yağmuru koymak var sabahın yanına 
bir yağmuru şimdi üzgün boynuna 


nehirlerin dinlediği seslerdik
içimizden sular geçti 
içimizden sessizlikler 

dalgınlıklar 

baktık acımız bir perde 
kapattık 

şimdi durup dokunsam bir yalnızlığa 
o yalnızlık bir yağmura uysa 

aksak zamanın ucuna aksak 
bir yokuş var 

bir yok oluş 
tırmansak 

onlar eski bir alınganlığı koydular önüme 
ben kuşları anladım bundan..


g.özmen


15 Nisan 2016

an'sızın u'yanışlar..

gül kurusu saatlerde
yıkılmış şehirler
geçerken gözlerinden

yorgun yağmurların

kuy(t)usuna
s'akla göğünü

bir hüznü koş dört nala

bir kırgınlığı diz
kalbinin raflarına

saçaklara konan

kuş misali
kon dalına
kimsesizliğin..

büyüt sessizliğini

mavinin
uçsun gözlerinden
yaşları
aşksız baharın

sonra usul usul seyret

yalnızlığını bir denizin
bir derin'in
bir deli'nin

oysa cevaplar

bir akrebe takılıdır
suskunlukları vardır;
kaçak dövüşlü
yelkovanların

sırlı sevdası bir rüzgarın

kırık sesli şarkıların
fısıltılı an'ların..

uyut yenilgilerini;

kalbinin
kabrinin

el salla küllerine

güllerine baharın

koy duvarlarını

kuşun kanadına
'efil efil sesle'
bir sonbaharın..

göğüne yuvalanmış

kelimelerini de alıp yanına
sür kalbinin atlarını
arsız sahipsiz
boşluğuna sevdanın

boşluk yağmurlansın

kuşlar suskunlaşsın
ne çıkar

bir derin ırmak olsun

soruların, sorguların
sorma
boşver

kırgınlığın cebinde kalsın

gönlünü sal gitsin bir dağa

işte böyle böyle büyüt bir kederi

sonsuz olan yolculuğa..

nadarû

11 Nisan 2016

uzaklara..

'nasıl kısa kesmeli bilmiyorum
herkesin derdinden pay isterken
uzak kaderlerin
suları ç/ağlar şimdi..
..

bir sonbahar

bir sabah
bir yağmur olacak
başımı alıp gideceğim..


t.uyar