06 Mart 2012

kazak...

küçükken  hani bana kazak örerdin  ya anne
ilmek ilmek sevgini katardın...
yanardım..
güneşleri toplayıp ardından
yüreğime katardın.
.

ya şimdi anne?
ya şimdi?

neden ısınmıyor ellerim?
yüreğim neden buz?
bana yine kazak örer misin anne?
kırmızı olsun bu sefer..

biliyorum  kış geçiyor ama;
buzdan  kalelerin önünde
her gece nöbetteyim..
ayaz buralar..
toprak kayıyor camlar
üşüyorum ben anne..
üşüyorum...


.

7 yorum:

cecil dedi ki...

yanlız değilsin ..

Lô - Lâ dedi ki...

ah !!! ne ince bir sizi bu ..

usumeler ve dusmeler icin gecer derler, inanma zira gecmez ..

derin dedi ki...

seçil;
can'sın..


lo la;
bu kış ağır geçiyor..
içimizdeki kış daha da ağır..
geçmiyor..

Münzevi dedi ki...

"İsamil'e akan zem zem, oluk oluk Hacersin....Sen hiç kimsenin olamadığı bir yar'sin anne....."
en çok üşürken ve de ölürken hatırlarmamız belki bundandır....yüreğine sağlık...

derin dedi ki...

münzevi;
o ne güzel sesleniştir öyle;
anne!

kim ısıtabilir ki bir yüreği; bir anne yüreğinin ısıttığı kadar..
hiçkimse..

teşekkür ederim..

Sabahattin Gencal dedi ki...

Merhaba,
Blogların geliştirilmesiyle ilgili olarak yapılan Gencal araştırmasına katkı sağlarsanız memnun olurum.
Saygı ve sevgilerimle.

Sevda dedi ki...

büyümek ve üşümek..sanırım kaçınılmaz...