25 Kasım 2010

hiç...

"bu sabah aynaya baktım, kimseyi göremedim..."
 ***
üşüyorum...
evet, üşüyorum. hem de çok üşüyorum.  bahara aldanmış göçmen kuşlar gibi üşüyorum.  yaz ortasında dallarına ayaz vurmuş çiçekler gibi.  öksüz, yetim bırakılmış, sokak ortasına kalakalmış,  küçücük bir çocuğun  küçücük kalbi  kadar acımasızca üşüyorum...

üşümek dedim de, üşümek güzel şey.
yanmanın hazzını duyabilmek için, üşümeliyim elbet...

üşümeliyim; kendime, kendi ettiklerime...
üşümeliyim; yaptıklarıma, yapamadıklarıma..
üşümeliyim; zikirsizliğime, fikirsizliğime, şükürsüzlüğüme...
üşümeleyim;  günahlara düşmüş, nefsime tutsak olmuş kalbime...
üşümeliyim; kelepçelenmiş ruhuma, susturulmuş umutlarıma,
umduklarıma, uy(u)duklarıma,  unuttuklarıma...
üşümeliyim elbet,  üşümeliyim!

derin bir yerlerde ta baharı hissedene dek.
üşümeliyim!
hem bahara açılacaksa eğer tüm kapılar, üşümekten kim usanır ki....

3 yorum:

Ruh ve Mana dedi ki...

Bir aynaya baktığımda kendimin farkına varıyorum bazen,"Aaa,varmışım diyorum....

cecil dedi ki...

ah derinn ahhh :)))

Sadrı Azam dedi ki...

Derinliğinse bu kadarı. Yüreğinden sadır olmuş her satır birbirinden nazende. Kalemine sağlık