06 Ocak 2011

soba...

"...yaklaştıkça yakan, uzaklaştıkça soğuyan dostluklar gibi. İç'iniz bittiğinde etrafınızda dostlarınız da bitecek demektir bu....Öyle ya," iç başka, dostluk başka!" Demek ki içinizi, işinizi, sıcaklığınızı, tebessümünüzü esirgemeyecektiniz gelenden gidenden.
Görüntü kurtarmıyordu. Adamın içi geçmiş derler ya, geçmiş bir sobanın etrafında kimler olaydı?  Faruk Nafiz’in Han Duvarları’ndaki ateşin etrafında garipler niye toplansındı yoksa?
Bir sıcaklıktı, bir dost sıcaklığı idi herkesin aradığı.. "Bir adım sıcaklığa on adım gel!" diyor mu bütün adımların sahibi..
İçini doldurmalı insan,sonra yan yakın, kimsecikler etrafımda yok diye yakınmazsın. Bundan emin olmanı istiyorum. "öff be!" bir soba sıcaklığı(n) bile yoksa, yalnızlıktan şikayete hakkın olabilir mi..."
(muhabbetfedaisi)

03 Ocak 2011

insana özlemle epigraflar...

 Bilmek:
"Bilmek, bilinmeyenleri çoğaltmak değildir de nedir? Bildikçe acımız arttığı gibi bilmediklerimiz de artmaz mı? O halde bilmek bilmemektir..."

 Konuşmak:
"Gereksiz bir eylem olup can sıkıntısını geçirmeyi hedefler. Konuşmak susmayı öğrenmek için olursa değerlidir. Konuşmak konuşmak içinse, yaşamak da yaşamak içinse nerde kaldı insanlık?..."


 Kanmak;
 "Madem aynı dünyada yaşıyoruz, neden her bir insanın farklı bir dünyası var? Her evde ayrı bir âlem, her birey de ayrı bir dünya… Malum “her insan yalnız ölür.” Aynı göğe bakıp, aynı yağmurun altında ıslanıp da nasıl farklı dünyalara sahip olabiliyoruz? Hepimiz O’nun kulu ve sanatı isek ve ortak şeylere ağlayıp gülüyorsak neden farklı dünyalarımız oluşur her birimiz için? Farklı dünyalarda farklı hayallerde yaşar gideriz de aynı dünyada yaşadığımızı sanırız. İnsanoğlu kandırılmaya hatta kendini kandırmaya ne kadar da gönüllü...."
(s.ceylan)

içimizden eksildi...

"..bir yerlerde beklediğini sandığımız büyük rüyalar
galiba artık heyecanlandırmıyor kimseyi
nicedir eksildi içimizden o çekip gitme duygusu
eski neşesine bir türlü kavuşamayan kalbim
saçıp savurdu buraya gelene kadar
içindeki şarkıları
şimdi gündelik hayatın sade gürültüsü

kuru düzeni kuşatırken
sessizliğimi
ardına saklandığım kelimeler
kadar bir hayat
ölmeden önce okunacak,

yazılacak birkaç kitap..."
(m.mungan)